Yine mevsimi geldi, konumuz iç dış parazitler!

Gurme Patilere Haberler

Türkiye'nin İlk ve Tek Haftalık Pet Beslenme ve Sağlık Bülteni

#60

Merhaba Reader,

İyi pazarlar, umarım her şey yolundadır!

Mesaj kutum iç dış parazit önerileri istekleri ve sorularla doldu taştı. Birazcık bu konudan bahsetmek istiyorum. Ayrıca bu maili bitirirken saatin 2'yi geçtiğini farkettim, yazım hataları olduysa affola 🙈

Bir de hikayeleri takip ederseniz doğal alternatifleri paylaşıyoruz sık sık. Bu mailiin içine o sebeple eklemedim.

Şimdi öncelikle, kedi ve köpeklerde parazit enfestasyonu, düşündüğünüzden çok daha geniş bir spektrumda seyreder. Pire, kene, uyuz, kalp kurdu, bağırsak solucanları, Giardia, Toksoplazmoz... Bunların her biri farklı ilaç gruplarıyla hedef alınır ve hiçbir tek ürün hepsini kapsamaz.

Piyasadaki en popüler ilaç gruplarına bakıldığında tablo bizim için daha net olabilir: İsoxazoline grubu (Bravecto, NexGard, Simparica) dış parazitlere (yani pire, kene ve uyuza) karşı güçlü etki gösterirken, kalp kurdu veya şerit solucanı konusunda hiçbir koruma sunmaz. Avermektin grubu (Heartgard, Interceptor) ise tam tersine iç parazitlerde etkilidir; ancak tek başına kullanıldığında pire ve kene temizleyemez.

PİRE TASMALARI KÖPEKLERDE NÖROLOJİK SORUNLARA VE ÖLÜMLERE Mİ SEBEBİYET VERİYOR?

Bu noktada evcil hayvan sahiplerini en çok endişelendiren konu da şu: FDA, özellikle isoxazoline grubundaki ilaçlar için nörolojik yan etki uyarısı yayımladı. ​

Titreme, denge kaybı ve nöbet vakaları rapor edilmiş olmakla birlikte bu yan etkiler kullanıcıların büyük çoğunluğunda görülmemiştir. FDA bu ilaçları hâlâ güvenli ve etkili kabul etmekte; ancak nörolojik hastalık geçmişi olan hayvanlarda kullanım öncesinde veteriner değerlendirmesi yapılmasını önermektedir.

BU İLAÇLAR ASLINDA NASIL ÇALIŞIYOR?

Burada çoğu pet sahibinin pek düşünmediği bir gerçekten bahsetmek istiyorum. Damla (spot-on) ya da tablet formundaki pire-kene ilaçları, özünde bir tür zehir içeriyor ama bu zehir böceklerin sinir sistemini hedef alacak şekilde tasarlanmış. Mesele şu: bu madde hayvanınızın kan dolaşımına karışıyor.

Pire ya da kene köpeğinizi veya kedinizi ısırdığında bu kandan etkileniyor ve ölüyor. Yani teknik olarak evet, damla yaptığınızda hayvanınızın kanında böcek öldürücü bir madde dolaşıyor. İsoxazoline grubundaki ilaçlar (Bravecto, NexGard, Simparica) bunu GABA reseptörleri üzerinden yapıyor; böceklerin sinir sistemini felç ediyor. Memelilerin sinir sistemiyle yapısal farklar nedeniyle bu etki teorik olarak çok daha düşük dozda gerçekleşiyor ama "tamamen etkilemez" demek de mümkün değil. Nörolojik yan etki uyarılarının arka planı bu.

Spot-on damlalar biraz farklı çalışıyor: deri altındaki yağ dokusuna yayılıyor ve oradan hem kan yoluyla hem de deri yüzeyinden etki gösteriyor. Yani her iki yolda da söz konusu olan, hayvanın vücudunun bu maddeyi taşıması.

Bu bir neden panik yapın anlamına gelmiyor. Ama "doğal görünüyor, zararsızdır" diye pazarlanan bitkisel içerikli alternatifler de dahil olmak üzere her şeyin bir etki mekanizması olduğunu ve körü körüne değil, bilinçli tercih yapılması gerektiğini hatırlatmak istedim.
​

PET SAHİPLERİ ÖNCE NE YAPABİLİR?

İlk adım basit ama çoğu zaman atlanıyor: hayvanınızın yaşam koşullarını ve risk profilini bir kez düşünün. Bahçeye çıkıyor mu? Diğer hayvanlarla temaslı mı? Çiğ et ya da av eti yiyor mu? Orman, park, sahil gezileri var mı?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar, hangi parazit grubuna karşı ne sıklıkla korunmanız gerektiğini büyük ölçüde belirliyor. Bunları veterinerinizle paylaşmak, "herkese aynı reçete" yerine hayvanınıza özel bir protokol kurmanızı sağlıyor. İkinci adım ise yılda en az bir kez (ideal olarak iki kez) dışkı testi yaptırmak. Solucanlar, Giardia gibi iç parazitler gözle görünmez; test olmadan var olup olmadığını bilemezsiniz.

Bir de herkeste var diye üst üste her ay parazit ilacı, tasma ne bulduysak kedi köpeğe takıp takıştırmak çok da faydalı olmayabiliyor her zaman.

Köpeğime sırf kene gelmesin diye dışarı çıkartmam, otlarda gezdirmem.

Mesajlarda sırf kene korkusundan yaptıklarınızı bana ilettiğiniz zaman birazcık şok oldum. Çünkü bir hayvanın keneden hastalanıp ölmesi ne kadar kötüyse, hayatını ot gibi evde geçirmesi zaten büyük bir eziyettir. Ama ayrıca, köpeğinizin köpek olmasına izin vermelisiniz. Kedinizin de kedi olmasına (ama bu çok daha ayrı bir konu). Çimenden kaçıdınız, üstünüzde ayakkabınızda dolaşabilecek parazitler için ne yapacaksınız?

Gerçekçi olmak gerekirse köpekleri (ve kedileri de 😭) doğadan ve çimden uzak tutmak bence korkunç bir yöntem. Bunun altında hastalık korkusundan daha derin duygusal problemler yattığını düşünüyorum. Belki sonraki bölümde konuşabiliriz.

HANGİ BÖLGEDE YAŞIYORSANIZ RİSK ARTIYOR?

Risk coğrafyaya göre ciddi ölçüde değişiyor. Özellikle şu koşullardaysanız düzenli koruma gerçekten daha çok önem taşıyor:

  • Kalabalık, çok hayvanlı ortamlar, mesela köpek parkları, pansiyonlar, barınaklar, pire ve kene bulaşması için en yüksek riskli noktalardır.
  • Orman ve kırsal alanlara düzenli giden hayvanlar kene kaynaklı hastalıklara (Lyme, Ehrlichia, Babesia) karşı korunmasız kalabiliyor o sebeple hem fiziksel kontrollere önem vermek hem de doğru koruyucuları kullanmak çok önemli.
  • Akdeniz iklimli, ılık ve nemli bölgelerde Leishmaniasis taşıyan tatarcıklar aktif; bu hastalık kene değil, ısırgan sineklerle bulaşıyor ve ayrı bir koruma gerektiriyor.
  • Kalp kurdu (Dirofilaria) ise sivrisinek yoğunluğunun fazla olduğu kıyı ve ılıman bölgelerde çok daha kritik bir tehdit, özellikle Ege ve Akdeniz sahillerinde yaşayan ya da o bölgelere giden hayvanlar için yıl boyu korunma önerilir.

GÜNLÜK YAPABİLECEKLERİNİZ

Önce en temel ama en çok ihmal edileni söyleyeyim: düzenli tarama. Özellikle dışarı çıkan hayvanlar için her geri dönüşte kısa bir kontrol (kulak dibi, boyun altı, parmak araları, kasık bölgesi) birçok sorunu başlamadan önce yakalamanızı sağlıyor. Kene, ısırdıktan sonra hastalık bulaştırması için genellikle 24-48 saate ihtiyaç duyuyor. Erken fark etmek büyük fark yaratıyor.

Evin içi de denklemin bir parçası. Pireler zamanının yalnızca yüzde onunu hayvanın üzerinde geçiriyor; geri kalanı halı, koltuk, yatak ve geri kalan her yer. Eğer bir enfestasyon varsa sadece hayvanı tedavi etmek yetmiyor, ortamı da temizlemek gerekiyor. Düzenli elektrikli süpürge, yıkanabilir yatak ve battaniye kullanımı bu yükü ciddi ölçüde azaltıyor.

Kediler için bir not: Kediler köpeklere kıyasla çok daha hassas bir metabolizmaya sahip. Köpek için güvenli olan bazı ilaçlar, özellikle piretrin ve permetrin içerenler, kediler için ölümcül olabilir. "Köpekte işe yaradı, kediye de veririm" düşüncesi gerçekten tehlikeli. Etiket okumak bu yüzden hayati önem taşıyor.

DOĞAL YÖNTEMLER. GERÇEKTEN NE İŞE YARAR?

Bu konuyu doğrudan ve dürüstçe ele almak istiyorum çünkü çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor.

Doğal yöntemlerin bir kısmı gerçekten destekleyici etki gösteriyor ama bunları kimyasal koruyucunun alternatifi olarak değil, tamamlayıcısı olarak düşünmek gerekiyor. Şiddetli enfestasyonlarda ya da hastalık riskinin yüksek olduğu bölgelerde tek başına doğal yöntemlerle gitmek, hayvanınızı korumasız bırakmak anlamına gelebilir.

Elma sirkesi: Köpek tüyüne seyreltilmiş formda uygulandığında hafif caydırıcı etkisi olduğu düşünülüyor ama öldürücü değil, önleyici de değil. Kedinize mümkünse uygulamayın; kediler asidik maddeleri deri yoluyla tolere etmiyor.

Hindistan cevizi yağı: İçeriğindeki laurik asidin pire üzerinde sınırlı etkisi olduğuna dair bazı gözlemler var. Kanıtlanmış güçlü bir etki yok, ama düşük riskli bir destekleyici olarak kullanılabilir. Obez veya pankreatit eğilimli köpeklere yedirmeyin.

Diatom tozu (Diatomaceous Earth): Doğal bir mekanik insektisit. Pire larvalarını fiziksel olarak tahrip ediyor. Halılara, yataklara az miktarda uygulanabilir. Nemli ortamda etkisini kaybediyor, solunmaması gerekiyor. Kediler için kullanımda dikkatli olun, soluma riski daha yüksek.

Neem yağı: Bazı böcek türlerine karşı caydırıcı etkisi belgelenmiş; ancak kediler için toksik olabilir. Köpeklerde seyreltilmiş formda deri uygulaması yapılabilir ama veteriner onayı olmadan kullanmayın.

Lavanta, okaliptüs, çay ağacı yağı: Bu üçünü özellikle vurgulamam gerekiyor. Esansiyel yağların büyük çoğunluğu, kedilerde karaciğer toksisitesine yol açabiliyor çünkü kediler bu bileşikleri metabolize edemiyorlar tam olarak. Mutlaka hayvanlarda aromaterapi konusunda uzman birine danışmalısınız. Köpekler için de saf formda uygulamak güvenli değil; yüksek seyreltme oranlarında ve hayvandan uzak tutularak ortam spreyi olarak kullanılabilir.

Sarımsak: İnternette çok önerilen bir yöntem ama her şeyin dozunda olduğunda iyi olduğunu unutmamak gerekiyor.

BİR OKUYUCUMUZDAN: KORKARAK DEĞİL, TANIYARAK

Bir okuyucumuzdan geçtiğimiz günlerde beni hayrete düşüren, inanılmaz etkileyen ve günlerce düşündüren bir mail aldım.

Tahmin ediyorum ki kendisi, benimle paylaştıklarını kısaca sizlerle de paylaşmamda bir sakınca görmez. Mail çok çok uzun ama ben sizin için özetliyorum;

Köpeğiyle birlikte düzenli olarak ormana gidiyorlar. Kimyasal parazit ilacı kullanmıyorlar ve bu bilinçli bir tercih. Bunun yerine her gezintiden sonra elle kontroller yapılıyor, köpeğin üzerinde bulunan her şey not ediliyor ve örnekleri bir üniversiteye gönderiyor.

Burası asıl beni şaşırtan kısmı: Bir yıl içinde köpeğin üzerinden 11 farklı parazit türü tespit ediliyor. Dört farklı kene türü, üç farklı pire türü, göz sineği, köpek sineği dahil. Hatta gönderdiği kene örneklerinden biri Türkiye'de daha önce kayıt altına alınmamış bir tür olarak tescil edilmiş ve uluslararası genetik veri tabanına girmiş. Vatandaş bilim insanı olarak uluslararası bir dergide anılmış.

Benim için bu hikayenin en değerli yanı şu oldu: bu okuyucumuz parazitlerle ilişkisini "yok etmek" üzerine değil, "anlamak" üzerine kurmuş. Korkuyla değil, merakla yaklaşıyor.

Bu tabii ki herkes için uygulanabilir bir model değil, belirli bir bilgi birikimi ve düzen gerektirebiliyor. Ama bize şunu da hatırlatıyor: evcil hayvanımızın üzerinde ne olduğunu gözlemlemek, kayıt tutmak ve bir uzmana danışmak; çoğu zaman markaya güvenmekten çok daha değerli bilgiler üretiyor.

Ve son söz :)

Sonuç olarak parazit yönetimi bir ürün seçmekten ibaret değil. Hayvanınızın nerede yaşadığı, ne sıklıkla dışarı çıktığı, hangi hayvanlarla temas ettiği ve genel sağlık durumu gibi bir çok değişkenle karar verilmesi gerekiyor. Biliyorum sizin asıl istediğiniz ''bunu kullanın, bunu kullanmayın'' demem. Ama üzgünüm. Kendiniz, kendi köpeğinizi ve kedinizi gözlemlemeli ve ihtiyaçları için zaman ayırarak onlar için (doğru da yanlış da olsa) bir emek vererek bu kararları vermelisiniz.

Doğal destekler bu tabloda bir yer bulabilir; ama hayvanınızı gerçekten korumak istiyorsanız risk profilinize göre bir protokol belirlemek, Instagram'da gördüğünüz önerileri uygulamaktan çok daha değerli olacaktır.

Ve en önemli hatırlatma: hiçbir tek ilaç her şeyi kapsamıyor. Bunu bilerek tercih yapmak, zaten büyük bir adım.

Umarım bu bölümden memnun kalmışsınızdır. Sorularınız olursa ulaşmaktan çekinmeyin.

Sevgiler,

Başak

Bu haftalık bizden bu kadar! Haftaya evcil hayvanlarınızın sağlığına dair yeni ipuçları ve beslenme önerileriyle tekrar buluşmak üzere. Sağlıklı ve mutlu patiler dileriz! 👋

Türkiye’nin ilk ve tek evcil hayvan beslenmesi odaklı bülteni olarak, her sayıda evcil hayvanlarınızın sağlığına katkı sağlayacak ipuçları, öneriler ve bilimsel gerçeklerle sizlere rehberlik etmeyi amaçlıyoruz. Doğru beslenme ile dostlarımızın uzun, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesine yardımcı olmak için buradayız! Bu bülteni mutlaka bir arkadaşınızla paylaşın!

Destekçilerimize teşekkürler

Nesrin T 🥰

Damla Ö 🥰

İlayda A 🥰

-----------------

Yukarıda paylaşılan bağlantılardan herhangi bir satın alım yapmanız halinde, komisyon kazanabiliriz ancak bu sizin aldığınız fiyatlara yansımamaktadır. Pazaryeri linkleri ortaklık içerebilir. Sponsporlu içeriklerde mutlaka sponsorlu olduğu paylaşılacaktır.

Mailimiz eğer gereksiz/junk klasörüne düşüyorsa lütfen bizi güvenli mailler listesine alın.

Nasıl yapacağınızı aşağıdaki linklerden öğrenebilirsiniz.

​Outlook/Hotmail ​

​Gmail​

Daha önceki sayılara buradan ulaşabilirsiniz.

Bizleri sosyal medyadan takip etmeyi unutmayın!

2 Gurme Pati - Talin - Antalya

2gurmepati@gmail.com
​
Unsubscribe · Preferences​

2 Gurme Pati

Taze ve Çiğ Beslenmenin faydaları Uzun Yaşam | Pet Tarifleri | Bilinçli Pet Ebeveynliği